Meram Belediyesi Bünyesinde Yaşandığı İddia Edilen Usulsüzlüklerin Araştırılmasını İstedi

6CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt Meram Belediyesi  Bünyesinde Yaşandığı İddia Edilen Usulsüzlüklerin Araştırılmasını için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’ndan Meclis Araştırması açılmasını istedi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Konya Meram Belediyesi’nin Emlak ve İstimlak Müdürlüğü ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesinde bir takım haksız uygulamalar ve usulsüzlük yapıldığı iddiaları dile getirilmekte, şikayetler tarafıma da iletilmektedir. Son olarak, Belediyenin Ulu Irmak Ali Hoca, Ulu Irmak Saka ve Fahrünisa mahallelerinde başlattığı kentsel dönüşüm projesi, belediyenin 300 metrekare arsaya 1 daire vermesi sebebiyle tepki çekmiş, bunun haksızlık olduğu iddiasıyla bölge sakinleri tarafından yapılan protesto eylemi kamuoyuna da yansımıştır.

Diğer yandan, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından imar uygulamaları neticesinde vatandaştan aldıkları tapulara karşılık, belediye meclisi kararlarında bulunmamasına rağmen, 20 TL bedel alındığı, itiraz edenlere makbuz kesildiği, etmeyenlere karşılığında “alındı” belgesi verilmediği, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce verilen imar çaplarında da arsa sahiplerinden bağış adı altında zorla para alındığı, aksi takdirde yapı ruhsatı verilmediği dile getirilmektedir. Aynı şekilde İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün yapı kullanım izni almak isteyen yapı sahiplerinin dilekçelerini kabul etmediği, yapılarda hata olup olmadığına dair resmi belge vermediği söylenmektedir.

Bunların yanı sıra, Maliye adına tescil olması gereken araziler ile ilgili Meram Belediyesi adına tapu hazırlandığı, ruhsat işlemlerinde vatandaşların zarar uğratıldığı, belediye bünyesinde akrabalık ilişkilerine dayalı ve keyfi personel ve yönetici atamalarının yapıldığı, Meclisi kararı olmaksızın Belediye tarafından haksız devir ve satış işlemleri uygulandığı iddiaları da mevcuttur. Bu iddialara ilişkin şikayet dilekçeleri de ilgili kurum ve kuruluşlara sunulmuştur.

Meram Belediyesi bünyesinde yaşandığı iddia edilen usulsüzlüklerin araştırılması, varsa haksız kazanç elde eden kişi ve kurumlar ile zarar uğratılan kurum ve kişilerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

                                                                                                              Konya Milletvekili

 

 

 

Okullardaki İhtiyaç ve Eksikliklerin Giderilmesi için Soru Önergesi Verdi

5CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt Okullardaki  İhtiyaç ve Eksikliklerin  Giderilmesi için Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanması talebiyle Soru Önergesi Verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

           Konya Milletvekili

 

 

Bugün Anadolu’nun pek çok kentinde ve özellikle bağlı ilçe ve köylerdeki okulların çoğu, temel bakım ve ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmakta, kaynak yetersizliği sebebiyle,  okul yöneticileri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ödenen elektrik, su, doğalgaz giderlerinin dışındaki pek çok ihtiyacına kendileri kaynak bulmaya çalışmak zorunda kalmaktadır. Velilerden para toplayarak giderlerini karşılamaya çalışan okulların yanı sıra, öğretmenlerin kendi bütçelerinden harcama yapmakta oldukları söylenmektedir. Konya’nın pek çok ilçesi ve bağlı mahallerdeki okullarda da Türkiye’nin diğer pek çok kentinde olduğu gibi öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan araç ve gereçler eksiktir. Bazı okullarda spor malzemeleri, kaynak kitap gibi eksiklikler bulunurken, bazı okullarda da masa sandalye dolap, kırtasiye malzemeleri, yardımcı kitap vb. ya da iç cephe boyası gibi ihtiyaçlar bulunmaktadır. Hatta okul yöneticileri ve öğretmenler okullarının ihtiyaçlarını karşılayabilmek için internet ortamındaki çeşitli web siteleri aracılığı ile yardım ve ihtiyaç taleplerini dile getirmektedir.

 

Bu bağlamda;

 

1)      Konya genelinde bakım ve onarıma ihtiyacı olan okul sayısı kaçtır?

2)      Konya genelinde demirbaş(masa, sandalye vb) ihtiyacı olan okul sayısı kaçtır?

3)      2015-2016 eğitim-öğretim yılı için Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne veya bağlı ilçe eğitim müdürlüklerine okulların ihtiyaç ve eksiklikleri doğrultusunda yapılmış kaç başvuru vardır?

4)      Başta fiziki ihtiyaçlar olmak üzere, söz konusu okullardaki ihtiyaç ve eksikliklerin giderilmesi için ne yapılması planlanmaktadır?

Tarihi Konya Lisesi’nde Başlatılan İnşaat Hakkında Soru Önergesi Verdi

meclis
CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt Tarihi Konya Lisesi’nde Başlatılan İnşaat Hakkında Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanması talebi ile Soru Önergesi Verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

           Konya Milletvekili

 

Bugünkü adıyla Konya Anadolu Lisesi, 1889 yılında idadi olarak eğitim vermeye başlamış,  zaman içinde Konya Erkek Lisesi, Konya Gazi Lisesi, Konya Lisesi ve son olarak Konya Anadolu Lisesi olarak eğitim vermeye devam etmiştir. Tarihi okulun binası geçtiğimiz yıllarda boşaltılarak, Yazma Eserler Müzesi’ne çevrilme girişimine maruz kalsa da, bu girişim sonuçsuz kalmıştır.

Gerek, mimarisi gerek 127 yıllık tarihi yapısıyla Türkiye’nin sayılı eğitim kurumlarından olan,  bünyesinde pek çok cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve bilim adamı yetiştirmiş olan okulda şimdilerde inşaat faaliyetleri başladığı, öğrencilerin eğitim gördüğü esnada Büyükşehir Belediye ekiplerinin fizik ve kimya laboratuarları ile kapalı spor salonunun bulunduğu binayı yıkma çalışmaları başlattığı tarafıma iletilmiştir.

Bu bağlamda;

1)      Tarihi Konya Lisesi’nin fizik ve kimya laboratuarları ile kapalı spor salonunun bulunduğu binada inşaat faaliyeti başlatılmasının sebebi nedir; neden eğitim-öğretimin sürdüğü bir dönemde çalışma yapılmaktadır?

2)      Yıkılan binaların yerine ne yapılması planlanmaktadır?

3)      Tarafıma da iletildiği üzere Konya kamuoyunda tarihi okul binasının akıbeti ile ilgili tedirginlik hakimdir. Okulun başka bir yere taşınacağı ve binanın okul statüsünden çıkartılarak başka bir amaç için kullanılacağı iddiaları doğru mudur? Büyükşehir Belediyesi ile bu yönde bir anlaşma yapılmış mıdır?

 

Şüpheli Asker Ölümleri ve Mobbing Soru Önergesi

7CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemi ile soru önergesi verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

           Konya Milletvekili

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaşanan mobbing ve intihar vakaları kamuoyunda sıklıkla gündeme gelmektedir. Son olarak 13 Ocak 2016 İzmir’in Bergama İlçesi’nde vatani görevini yapan bir erimiz, nöbette tüfekle yaşamına son vermiş, 26 Ocak 2016’da Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde Erzurumlu bir askerimiz intihar etmiştir. Özellikle son yıllarda büyük bir ivmeyle artan TSK’da intihar vakaları ve askeri personel üzerinde psikolojik baskı yaratan mobbing uygulamaları, ivedilikle çözüm bekleyen konular arasında yer almıştır.

Araştırmalar, TSK’daki lider personelin büyük bir kısmının, meslek hayatının bir döneminde mobbinge maruz kaldığına işaret etmektedir. Geçtiğimiz Mart ayında Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) tarafından düzenlenen TSK’da yaşanan intihar vakaları ve askeri personel üzerinde psikolojik baskı yaratan mobbing uygulamaları konulu panelin sonuç bildirgesine göre, TSK’da Mart 2015’e kadar olan son 10 yıllık süre içinde yaşanan intihar vakası, şehit sayısından fazladır. Mart 2015’e kadar son 10 yılda teröre verilen şehit sayısı 818’ iken, aynı süre içerisinde kışlalarda 934 asker intihar etmiştir.  
Diğer yandan, mobing mağduru askerlerin % 42’si hakaretten, %30’u dayaktan, %28’i orantısız cezalardan, %24’ü sağlık hizmeti alamamaktan, %14’ü aşırı fiziksel aktiviteye zorlanmaktan, %14’ü tehdit edilmekten, %7’si rütbeli personelin şahsi işlerine koşturulmaktan, %7’si uykusuz bırakılmaktan şikayetçidir. 

 

Bu bağlamda;

  • Bakanlığınız verilerine göre, son 10 yıl içinde ve yıllar itibariyle TSK bünyesinde intihar eden asker sayısı kaçtır; rütbeleri nelerdir?
  • TSK’nın mevcut yapısının gözden geçirilerek, askerleri intihardan vazgeçirmek için sistem üzerinde gerekli değişiklikler yapılmasına yönelik çalışmanız bulunmakta mıdır?
  • Askeri okullarda psikoloji, sosyoloji ve insan hakları konularında hangi dersler ve ne sıklıkla verilmektedir?
  • TSK mensuplarına özellikle lider personel konumunda bulunan askeri personele mobbing konusunda meslek içi eğitim verilmekte midir?
  • Askeri Ceza Kanunun 110. Maddesin yer alan madunun şikayetnamesini saklamak veya geri aldıranlara, 111. Maddesinde yer alan hak edilmemiş ve müsaade olunmamış cezayı kasten verenlere ve 117. Maddesine yer alan maduna müessir fiil yapanlara öngörülen cezaların arttırılması için yasal düzenleme düşünülmekte midir?

 

Emniyet Kemeri Kullanımı Konusunda Toplumsal bilincin Oluşması İçin Meclis Araştırması İstedi

4

 

CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt emniyet kemeri kullanımı konusunda toplumsal bilincin arttırılması konusunda politikaların oluşturulması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma zorunluluğunu düzenleyen 78. Maddesi, “Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur ve kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir” şeklinde hükmetmektedir. Kuralları ihlal eden sürücülere uygulanacak cezaların yer aldığı Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de araçların türüne göre hangi koruyucu tertibatların kullanılacağına dair bilgiler yer almaktadır.

 

Ceza konusu ise, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 78/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, emniyet kemeri bulundurulması zorunluluğu olan araçlarda emniyet kemeri bulundurmamak veya kullanmamak, 2016 Yılı Trafik İdari Para Ceza Rehberine göre, 92 TL, erken ödemede 69 TL olarak belirlenmiştir.

 

Ne var ki, ülkemizde trafiğe çıkan pek çok sürücü, zorunlu olmasına rağmen, emniyet kemeri takmamakta, hem kendi hem de trafikteki diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Her gün binlerce kazanın yaşandığı ülkemizde pek çok insan emniyet kemerini kullanmadığı için yaşamını kaybetmektedir. Her ne kadar, bu kayıpları önleyecek uygulamalara 2014 yılında geçilse de halen birçok sürücü, emniyet kemerini takmamakta ısrar etmektedir.

 

Oysa araştırmalar, ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananların % 24.8’inin hiç zarar görmeden kazayı atlatırken, emniyet kemeri kullanmayanlarda bu oranın % 6.3 olduğuna işaret etmektedir. Emniyet kemeri kullanımının arka koltukta meydana gelen ölüm ve yaralanmaların 2/3’nü ve ön koltuktaki ölümlerin ise % 6’sını önlediği saptanmıştır. Bütün ağır yaralanmalarda ise, arka koltuk emniyet kemerleri yaralanmanın şiddetini % 50 oranında azaltmaktadır.

 

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Eylül 2014 içinde gerçekleştirdiği ulusal çalışmanın neticesine göre ise, ülkemizde sürücülerin sadece %43.6’sı, ön koltuk yolcularının ise %35.9’u emniyet kemeri kullanmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı trafik ekiplerinin yaptığı denetimlerde 2013 yılında 719.583 kişiye emniyet kemeri kullanmama cezası almışken, 2014 yılında 533.400 kişiye ceza verilmiştir.

Türkiye küresel trafik kazası ölümlerinin neredeyse yarısını oluşturan on ülke arasında yer almaktadır. Sıklıları, sağlık ve ekonomik sonuçları açısından trafik kazalarının halk sağlığı gündeminde öncelikli bir yeri olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün trafik kazasına neden olan 5 temel faktörü kask kullanmamak, emniyet kemeri takmamak, alkollü sürüş, aşırı hız ve çocuk koltuğu kullanmamak olarak açıkladığı ve ülkemizde emniyet kemeri kullanım oranının %50’lileri dahi yakalamadığı göz önünde bulundurulduğunda bunun bir tercih değil, zorunluluk olduğu bilinci yerleştirilmelidir.

 

Bu doğrultuda, emniyet kemeri kullanımı konusunda toplumsal bilincin arttırılması konusunda politikaların oluşturulması amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

Konya Milletvekili

 

 

Esnaf ve Sanatkarların Sorunları Hakkında Meclis Araştırması İstedi

3

 

 

CHP Konya Milletvekili Dr. M.Hüsnü Bozkurt esnaf ve sanatkarların büyük marketler ve AVM’ler karşısında başta rekabet olmak üzere, karşı karşıya kaldıkları sorunların araştırılması için meclis araştırması açılmasını istedi.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Son yıllarda dünya genelinde alışveriş kültüründe giderek yaygınlaşan değişim gözlenmektedir. İnsanlar, alışverişin yanı sıra eğlence, sinema, sosyal etkinlik gibi imkanlar da sunduğu için sokak mağazalarından, büyük bir hızla açılan alışveriş merkezlerine yönelmişlerdir. Her ne kadar AVM’ler kalite, güvence, fiyat istikrarı, kayıt dışı ticaretin önlenmesi vb konularda önemli faydalar sağlasa da, sayılarının giderek artmasının ve plansız inşa edilmelerinin olumsuz sonuçları da bulunmaktadır.

Diğer yandan, Anayasamızın  “Esnaf ve sanatkarların korunması” başlıklı 173’üncü maddesi, “Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.” şeklinde hükmetmektedir. Zira sınırlı öz sermaye ile çalışan ve sahibi oldukları küçük ticarethaneler ile hizmet sunan esnaf ve sanatkarlar, kentsel ticaretin en önemli aktörleri, ülke ekonomisinin de can damarıdır ancak; günümüzde baş etmek zorunda kaldıkları sorunların başında hızla ve denetimsiz şekilde açılan büyük marketler ve AVM’ler gelmektedir.  Şehir içlerinde plansız bir şekilde açılan AVM’ler bölgedeki esnaf ve sanatkarların sosyo-ekonomik yapısını etkilemekte, üretme ve işletme süreci zarara uğrayan esnaf kepenk kapatmak zorunda kalmaktadır.

Her ne kadar her AVM’de esnaf ve sanatkarımıza en az yüzde 5 pay yer ayrılması zorunluluğu getiren 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 29 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olsa da esnaf ve sanatkarlar etkisini hissedemediklerini dile getirdikleri yasada eksiklikler bulunduğunu, kanunun beklentilerin karşılayamadığını, özellikle esnafa yer verilmesini öngören hükmün de işlerlik kazanabilmesi için elden geçirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Bu doğrultuda, esnaf ve sanatkarların büyük marketler ve AVM’ler karşısında başta rekabet olmak üzere, karşı karşıya kaldıkları sorunların ilgili temsilcilerin de görüş ve raporlarına başvurularak araştırılması ve gerekli yasal düzenlemelerin tespiti amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

    Konya Milletvekili

 

BOZKURT: MEMUR VE EMEKLİLERE MAAŞLARININ EN AZ % 50’Sİ ORANINDA PROMOSYON SAĞLANMALI

12006

 

CHP Konya milletvekili Hüsnü Bozkurt, kamu kurum ve kuruluşlarında memurlara maaş aldıkları bankalar tarafından yatırılan promosyonlar ile ilgili önerge verdi; tüm memurlar için sağlanan banka promosyonlarının adil bir şekilde emeklileri de kapsamasını istedi.

MİLLETVEKİLİ MAAŞ PROMOSYONLARI KAMUOYU VİCDANINDA HAKLI BİR RAHATSIZLIĞA SEBEP OLMUŞTUR

Bozkurt, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, TBMM Başkanlığı’nın milletvekili ve personel maaşlarının yatırıldığı banka ile yaptığı anlaşma gereği, söz konusu banka tarafından milletvekillerinin hesabına 3 yılda 1 defaya mahsus olmak üzere maaşlarının yüzde 54.05’i oranında 8 bin ila 10 bin TL arasında promosyon yatırıldığını, maaşlara oranla yatırılan promosyonların aynı oran üzerinden TBMM personeli için de sağlandığını belirterek, söz konusu tutarının, kamu vicdanında ciddi rahatsızlık yarattığına dikkat çekti.
Milletvekillerine yatırılan tutarın, asgari ücretle çalışan bir kişinin aldığı neredeyse 1 yılık maaşı kadar olduğunu belirten Bozkurt, işçilere, memurlara ve özellikle emeklilere de, tıpkı milletvekili maaşlarında olduğu gibi maaşlarının yüzde 50’sinden az olmamak üzere promosyon sağlanması yönünde bir çalışma olup olmadığını sordu.

“EMEKLİLER UMUT İÇİNDE MAAŞ PROMOSYONU BEKLEMEKTEDİR”
Kamu çalışanlarına ödenen promosyonlardan sayıları 11 milyonu bulan emeklilerin mahrum kaldığını, yıllardır talep etmelerine karşın emeklilerin Devlet tarafından sağlanan maaş promosyonu uygulamasından emeklilerin faydalanamıyor olmasının haksızlığa sebep olduğunu ifade eden CHP’li Bozkurt, önergesinde “Geçtiğimiz Ekim ayında yaptığınız ve kamuoyuna da yansıyan, emeklilere maaş konusunda aracılık eden bankalarla anlaşma yapılacağı yönündeki açıklamanıza istinaden, milyonlarca emekli büyük bir umut içinde maaş promosyonu beklemektedir.” ifadelerine yer verdi.

Bozkurt, önergesinde ayrıca şu soruları yöneltti:
-Bazı Bakanlıklar ve bağlı kurum ve kuruluşlar belli bölgelerdeki çalışanları için bankalarla çok avantajlı koşullarda anlaşmalar yapabilmekteyken, aynı bakanlığa bağlı bir başka bölgedeki çalışanlar aynı koşullardan mahrum kalabilmektedir. Başbakanlıkça tüm kamu çalışanlarını ve emeklileri kapsayacak şekilde, maaş promosyonlarına belli bir standart getirilmesi ve çok daha yüksek oranda promosyon sağlanması hususunda çalışmanız var mıdır; yapılması planlanmakta mıdır?
– Memurlara, işçilere ve emeklilere maaşlarının yüzde 50’sinden az olmamak üzere promosyon imkanı sağlanıncaya kadar, TBMM’nin söz konusu banka ile yaptığı anlaşmanın askıya alınması düşünülmekte midir?

chp.org.tr

Diyanet’in skandal ‘baba-kız’ fetvası Meclis gündeminde

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu Dini Bilgilendirme Platformu’nda yer alan skandal soru ve cevabı ile ilgili tartışma TBMM gündemine taşındı.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu bünyesinde, öz kızına şehvet duyma konusunda, müfessirlerden örnekler verilerek, böyle bir şeyin olabilirliğini ya da olmazlığını açıklayacak kafa yapısında insanlar olup olmadığını Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sordu.

DİYANET’İN SKANDAL ‘BABA-KIZ’ FETVASI, İTALYAN BASINININ MANŞETLERİNDE

Bazı belediye başkanlarının evlenen çiftlere dağıttığı dini bilgiler içeren kitapta 9 yaşından büyük kız çocuklarına nikah kıyılabileceğine yönelik bilgiler yer aldığını hatırlatan Bozkurt, kız çocuğunun 9 yaşından büyük olmasının, onu çocuk sınıfından çıkarıp çıkarmadığını, erişkin kabul ediliyorlar ise, 9 yaşından büyük çocuklara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin düşünülüp düşünülmediğini sordu.
Başbakan Davutoğlu’na “Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan sorumlu olarak, olayla ilgili soruşturma başlatılmış mıdır; başlatılması düşünülmekte midir?” diyen CHP’li Bozkurt, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada kamuoyunun büyük tepki ve öfkesine sebep olan ve sonrasında siteden kaldırılan cevap ile ilgili neden özür dilenmediğini, bunun yerine konuyu haberleştiren basın yayın organlarının haklarında neden dava açılmakla tehdit edildiğini sordu.

“DİNİ BİLGİLENDİRME PLATFORMU SALDIRI ALTINDA İSE NEDEN GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAMIŞTIR?”

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş’in kurulun sitesinin son günlerde pek çok saldırıya maruz kaldığını açıklamasını hatırlatan Bozkurt, internet sitesi belirtildiği üzere siber saldırı altında ise neden söz konusu cevabın kamuoyundaki tepkilerin ardından silindiğini, gerekli önlemlerin önceden alınmadığını sordu.

“ADALET BAKANI ELİNDE DELİLER VAR İSE KAMUOYUNA AÇIKLASIN”

Önergesinde, “Dinimiz gibi toplumun en hassas noktalarından sorumlu bir kurumun daha dikkatli olması, dile getirildiği gibi “planlı ve kasti” bir eylem yapıldıysa, olaya anında müdahale etmesi gerekmez miydi?” diye soran CHP Konya Milletvekili Bozkurt, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın sosyal medya hesabından yaptığı “Paralel Devlet Yapılanması ve destekçileriyle beraber dinden-dindardan rahatsız zavallılar, şimdi de Diyanet’e itibar suikastı yapıyorlar”açıklamasını hatırlatarak, “Bekir Bozdağ’ın, konuyla ilgili soruşturma açılıp açılmadığı, açıldı ise tamamlandığı belli olmadan böyle bir açıklama yapmasına sebep olacak elindeki deliller nelerdir; kamuoyuna açıklanması düşünülmekte midir?” sorularını yöneltti.

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı

calısan gazeteciler günü mesajıGazetecilik, zamanı, mekanı, mesaisi olmayan, onu icra edinen kişinin kimi zaman en ağır şartlar içinde olduğu ve hatta kendini dahi unuttuğu, dünyanın en zor mesleklerinden biridir; hele ki, baskının ve korkunun egemen kılınmaya çalışıldığı bizim gibi ülkelerde çok daha zor.

 

İşte bu sebeple 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, artık kutlama mesajlarının yayınlandığı gün olmaktan çıkmış, basın emekçilerimizin her geçen gün artan sorunlarının gölgesinde bırakılmıştır. Nitekim, kalemlerini satmayarak halkı salt gerçeklerle buluşturdukları için hapishanelere konan, tartaklanan, tehdit edilen gazetecilerin varlığı sebebiyle, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde de alt sıralarda bulunan ülkemizde, demokrasinin varlığının en önemli unsurlarından biri olan özgür basın için yılmadan mücadele etmek hepimizin görevidir. Zira; gazetecinin özgür olması demek, toplumun özgür olması demektir.

 

Bu düşüncelerle, gerçekleri yazmayı ilke edinmiş tüm vefakar basın emekçilerimizin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, özgür habercilik koşullarının sağlandığı ve özlük haklarının tesis edildiği yarınlar diliyorum.

 

 

Mustafa  Hüsnü Bozkurt

Cumhuriyet Halk Partisi

Konya Milletvekili

MESLEK HASTALIKLARI HAKKINDA SORU ÖNERGESİ VERDİ

MESLEK HASTALIKLARI SORU

CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Soru Önergesi verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

           Konya Milletvekili

 

Günümüzde bireylerde baş gösteren sağlık sorunlarının birçoğunun temelinde meslek hastalıkları yer almaktadır. Çalışanlar meslekleri gereği birçok sağlık riski ile karşılaşmakta hatta sağlık açısından yüksek riskli bazı iş kollarında koruyucu önlemler alınmaması, çalışanların sağlıklarını ve hatta hayatlarını kaybetmelerine sebep olmaktadır. Türkiye’de ise, çalışma sürelerinin uzunluğu, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlığı göz önüne alındığında, her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında çalışan, meslek hastalığına yakalanmaktadır. Üstelik bu hastalıkların çoğunun, tanı sistemlerinin ve denetimlerin yetersiz olması sebebiyle mesleksel olduğu kanıtlanamamakta ve resmi olarak kayıt altına alınamamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın meslek hastalıkları tıbbi kayıt sistemi olmaması gibi ülke genelinde sadece Ankara, İstanbul ve Zonguldak’ta olmak üzere 3 adet meslek hastalıkları hastanesi bulunması da sağlıklı ve kesin bilgiye ulaşmak hususunda eksiklik arz etmektedir.

 

Bu bağlamda;

 

  • Son 10 yıl itibariyle meslek hastalığı sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısı kaçtır; bu ölümlerin meslek gruplarına ve hastalık tanılarına göre dağılımı nedir?
  • Son 10 yıl itibariyle meslek hastalığı tanısı konan ve bu sebeple tedavi görmüş veya halihazırda tedavi gören hasta sayısı kaçtır; meslek gruplarına ve hastalık tanılarına göre dağılımı nedir?
  • Son 10 yıl itibariyle Ankara, İstanbul ve Zonguldak’taki meslek hastalıkları hastanelerine başvuranların sayısı kaçtır? Mevcut hastaneler meslek hastalıklarına yakalananların tedavisini karşılamakta yeterli midir; başka kentlerde de meslek hastalıkları hastanelerinin açılması planlanmakta mıdır?
  • Meslek hastalıklarının takibi için Bakanlık bünyesinde tıbbi kayıt sistemi oluşturulması planlanmakta mıdır?

 

MESLEK HASTALIKLARI HAKKINDA ARAŞTIRMA ÖNERGESİ

MESLEK HASTALIKLARICHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Meslek Hastalıklarının Araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Araştırma Önergesi verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Anayasa`mızın 56. Maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir ve devletimiz herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemekle yükümlüdür.

Günümüzde bireylerde baş gösteren sağlık sorunlarının birçoğunun temelinde meslek hastalıkları yer almaktadır. Çalışanlar meslekleri gereği birçok sağlık riski ile karşılaşmakta hatta sağlık açısından yüksek riskli bazı iş kollarında koruyucu önlemler alınmaması, çalışanların sağlıklarını ve hatta hayatlarını kaybetmelerine sebep olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmada işveren başta olmak üzere çalışanların, iş yeri hekimlerinin, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının ve elbette devletin sorumlulukları vardır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünya genelinde meslek hastalıklarına bağlı ölümler, iş cinayetlerine bağlı ölümlerin yaklaşık 5 ila 6 katı düzeyinde olup, her yıl 1 milyon 950 bin kişi meslek hastalıklarına bağlı rahatsızlıktan dolayı yaşamını yitirmektedir. Türkiye’de ise, çalışma sürelerinin uzunluğu, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlığı göz önüne alındığında, her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında çalışan meslek hastalığına yakalanmaktadır. Üstelik bu hastalıkların çoğunun, tanı sistemlerinin ve denetimlerin yetersiz olması sebebiyle mesleksel olduğu kanıtlanamamakta ve resmi olarak kayıt altına alınamamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın meslek hastalıkları tıbbi kayıt sistemi olmaması gibi ülke genelinde sadece Ankara, İstanbul ve Zonguldak’ta olmak üzere 3 adet meslek hastalıkları hastanesi bulunması da sağlıklı ve kesin bilgiye ulaşmak hususunda eksiklik arz etmektedir.

Oysa meslek hastalıkları kontrol yöntemleri doğru şekilde uygulandığında ve işyerinde gerekli önlemler alındığında önüne geçilebilir hastalıklardır. Geçtiğimiz yıllarda kamuoyunun da yakinen tanık olduğu üzere, tedavisi olmayan ama önlenebilen bir hastalık olan silikozis yüzünden kot taşlama işçileri, yaşamlarını yitirmiştir. Her ne kadar kot taşlama işçileri kadar gündemde yerini almasalar da diş protez teknikerleri, seramik, maden, karayolu, tersane ve inşaat işçileri de slikozis ve berilyozis başta olmak üzere akciğer hastalıklarına, cilt, göz işitme hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıklarına yakalanmakta ve bu nedenle yaşamlarını yitirmektedir.

Meslek hastalıklarının önlenebilir hastalıklar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu hastalıkları oluşturan sebeplerin belirlenmesi, meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybedenlerin ve yaşamsal faaliyetlerini sürdüremeyenlerin tespiti, meslek hastalıkları hastanelerine olan ihtiyacın belirlenmesi ve gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

Konya Milletvekili

Kabul Toplama Merkezleri Hakkında Soru Önergesi

KABUL TOPLAMA

CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Soru Önergesi verdi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT

           Konya Milletvekili

 

 

Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde görevlendirilen askerlerin birliklerine katılırken ya da birliklerinden ayrılırken geçici olarak bir araya getirildikleri ve daha sonra toplu olarak nakledildikleri askeri alanlara, Kabul Toplama Merkezi denmekte ve bu merkezler vasıtasıyla askerlerin gidecekleri yere daha güvenli bir şekilde ulaştırılması hedeflenmektedir. Ne var ki, merkezlerin birçoğunun lavabo ve tuvaletlerin pislikten kullanılmadığı, yataklar ve koğuşların dışkı koktuğu, askerlere banyo imkanı sağlanmadığı döşemelerin paramparça, tavanların ise delik olduğu, musluklardan su akmadığı vb şikayetler kamuoyuna yansımaktadır.

Bu bağlamda;

  • Türkiye’de hangi illerde kaç tane Kabul Toplama Merkezi (KTM) bulunmaktadır?
  • Bu KTM’ler ne sıklıkla bakım onarımdan geçirilmektedir?
  • Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur; araştırılması düşünülmekte midir?

 

BEBEK ÖLÜMLERİNİN NEDENLERİ VE ÖNLENMESİ AMACIYLA ARAŞTIRMA ÖNERGESİ

BEBEK ÖLÜMLERİTÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Bir yaşın altındaki bir çocuğun ölümü olarak tanımlanan bebek ölüm hızı,  bir yılda canlı doğan 1000 bebekten kaçının öldüğünü göstermekle beraber aynı zamanda bir ülkenin veya bölgenin sağlık sisteminin seviyesini göstermektedir. 

Annenin gebelikte, doğum sırasında ve sonrasında sağlık hizmetlerinden yararlanması bebek ölüm hızını etkileyen başlıca etkenler arasında yer almaktadır.  Yapılan araştırmalar bebek ölümlerinin, %60’ının doğumdan sonraki 1 ay içerisinde görüldüğüne, kalan kısmının ise ilk 1 aydan sonra başlayan ve 1 yaşına kadar olan ölümler olduğuna işaret etmektedir. İlk 1 ay içerisinde görülen ölümler ağırlıklı olarak doğumsal anomalilere bağlı olduğu için 1 aydan 1 yaşına kadar olan ölümlere göre önlenebilmesi zordur. Ancak; bir aydan sonraki bebek ölümlerinin çevre ve bakım koşullarının düzeltilmesi sonucu önlenebilecek hastalıklara bağlı olduğu, uluslar arası otoritelerce de sayısız kez kanıtlanmıştır.

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de bebek ölüm hızı 2014 yılında artmış, 2013’te binde 10,8 olan oran 2014’te binde 11,1’e yükselmiştir. Sayılar ile ifade edildiğinde, 2013 yılında 13 bin 993 olan bebek ölümü, 2014 yılında 14 bin 821’e çıkmıştır.  Bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il ise, binde 25.7 ile Kilis olurken, Kilis’i binde 17.9 ile Şanlıurfa, binde 17.7 ile Gaziantep ve binde 17.5 ile Şırnak izlemiştir.

Her ne kadar 2002 – 2013 yılları arasında bebek ölüm hızında düzenli bir düşüş sergilese de 2014 yılındaki artış ve Avrupa ülkelerinde bebek ölüm hızı ortalamasının binde 3 ila -4 arasında seyretmesi göz önüne alındığında, ölüm nedenlerinin doğru ve güvenilir bir şekilde belirlenmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Nitekim ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren birçok demografik gösterge arasında bebek ölüm hızları en önemli olanıdır.  

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte birinci basamak sağlık hizmetlerinin giderek tüm toplumu kapsayan, koruyucu, tedavi edici olmaktan uzaklaşarak performansa ve ekonomik çıkarlara yönelik bir sisteme dönüşmesi, konunun da uzmanlarının dikkat çektiği üzere bebek ölüm hızındaki artışın asli sebepleri arasında gösterilmektedir. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında açık farkla geride olduğumuz gerçeği ışığında özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi hususunda önemli adımlar atılması ve projeler geliştirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda bahsi geçen hususlar ışığında, bebek ölümlerinin nedenlerinin tespiti ve gereken önlemlerin alınması amacıyla, Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

Mustafa Hüsnü BOZKURT                                                                                                             

Konya Milletvekili