Kasım Atamalarında 20 Bin Kadro İçin Kanun Teklifimiz Ulusal ve Yerel Basında geniş şekilde yer aldı.
Kanun teklifimizi internet medyasında yayınlayan siteler;
Kanun teklifimizi internet medyasında yayınlayan siteler;
Geçtiğimiz haftalarda sayıları 3,5 milyonu bulan KPSS mağdurunun kadro sıkıntısını Meclis gündemine taşıyan ve merkezi mülakat sistemi, yetersiz kadro gibi konuların araştırılması için önerge veren CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, kasım ayında 20 bin lisans ve önlisans mezununun atanması için kanun teklifi verdi. Teklifin gerekçesinde Haziran 2015/1 atamalarında verilen 9 bin 600’ü sağlık personeli olmak üzere 13 bin 213 kadronun atanmayı bekleyen memur adayları için büyük hayal kırıklığı olduğunu belirten CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, pek çok kurumun merkezi atamadan çıkartılmasının da mağduriyetleri katladığını ifade etti. Bozkurt, memur adaylarının kasım ayı atamalarında kamuda tatmin edici sayıda kadro beklediğini ifade ederek, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerde istihdam edilmek üzere teknik hizmetler ve genel idare hizmetleri sınıfından ön lisans ve lisans mezunlarına 20 bin adet memur kadrosu açılmasını istedi.
-Kanun Teklifi-
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
GENEL GEREKÇE
2014 Kamu Personeli Seçme Sınavına girmiş 1.128.032 lisans, 779.314 ön lisans ve 1.683.696 ortaöğretim mezunu olmak üzere 3,5 Milyon memur adayına, Kasım 2014/2 atamasında 5067 kadro verilmiştir. Aynı şekilde Haziran 2015/1 atamalarında verilen 9600’ü sağlık personeli olmak üzere 13 Bin 213 kadro, atanmayı bekleyen memur adayları için hayal kırıklığı yaratmıştır. Bunlara ilaveten birçok kurumun merkezi atamadan çıkartılması mağduriyetleri iki katına çıkarmıştır. Yıllarca okuyup, büyük maddi ve manevi emeklerle KPSS’ye hazırlanan adayların bir diğer önemli sorunu da, kamu personeli alımında uygulanan mülakat sistemidir. Pek çok kişi, KPSS neticesinde yüksek puan aldıkları halde merkezi atama yerine, mülakata tabi tutulmakta ve böylelikle adayların memurluk umudu azalmaktadır.
Netice itibariyle memur adayları, atamalardaki mağduriyetlerin giderilmesini beklemektedir. ler.
Bu kanun teklifi ile, KPSS Kasım 2015 atamalarında KPSS mağdurlarına 20 bin kişilik kadro açılması öngörülmektedir.
GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 13/12/1983 tarihli ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 20- Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerde istihdam edilmek üzere teknik hizmetler ve genel idare hizmetleri sınıfından dokuzuncu ve onuncu derecede 20.000 adet memur kadrosu ihdas edilmiştir. Bu kadroları, hizmet sınıfı ve derece değişikliği yapmak suretiyle idarelerden uygun görülenlere tahsis etmeye Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.”
MADDE 2- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 42- 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 17 nci maddesi kapsamında ihdas edilen kadrolar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanununun sınırlamalarına tabi olmaksızın 31/12/15 tarihine kadar doldurulur.”
MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
İstanbul Sultanbeyli’de geçtiğimiz hafta Fatih Polis Merkezi’ne gece saatlerinde bombalı saldırı düzenlenmiş, 3′ü polis 10 kişinin yaralandığı olayın sabahında olay yerinde inceleme yapan polislerin üzerine bu kez ateş açılması sonucu, İstanbul Emniyeti’nde görevli Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürü Beyazıt Çeken şehit olmuştur. Çeken’in şehit düştüğü saldırı ile ilgili ihmaller olduğu kamuoyuna yansıdığı gibi, şehit evine yaptığım ziyarette aile bireylerince de tarafıma iletilmiştir.
Bu bağlamda;
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Feridun Bilgin tarafından tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Feridun Bilgin tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Bilindiği üzere Ulaştırma Bakanlığı, ticari araçlar ile gerçek ve tüzel kişilere yolcu ve yük taşıması için çalışma iznini düzenleyen yetki belgeleri vermekte, bu belgeler türlerine göre de ayrılmaktadır. Yurt genelinde en çok kullanılan belgeler arasında, yurtiçi eşya taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen ve taşımanın şekline göre türlere ayrılan K belgeleri yer almaktadır. Ticari amaçla uluslararası eşya taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere ise C türü belgeler verilmektedir. İlaveten R türü belgeler de ticari amaçla yurtiçi ve uluslararasında taşıma işleri organizatörlüğü yapacak tüzel kişilere verilen belge türüdür. Ne var ki, belgeler ile yetki ve izinleri yasal olarak sınırlandırılan şoför esnafının ve taşımacılık yapan firmaların mağdur olduğuna yönelik tarafıma pek çok şikayet iletilmiştir.
Bu bağlamda;
Belgelerin başka birine devrine ya da satışına imkan veren bir düzenleme yapılmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır; yapılması planlanmakta mıdır? K belgelerinin kaldırılarak yerine “plaka tahdidi” uygulaması getirilmesi seçeneği düşünülmekte midir?
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Konya Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü’nde çalışan taşeron işçilerin maaşlarını alamadığı tarafıma iletilmiştir. Karayolları bölge müdürlüğü yetkilileri, işçilerin Hakedişlerinin hazırlandığını ancak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan ödenek gelmediği için işçilerinin maaşlarının ödenemediğini dile getirmektedir. Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri de Maliye ve Kalkınma Bakanlıklarına bağlı ilgili birimlerden (Cari Ödenekler ve Yatırım Programı ) kendilerine ödenek gelmediği için ödeme işlemini gerçekleştiremediklerini belirtmektedir. Üstelik bu sorunun sadece Konya ili ile sınırlı olmadığı, ülke genelinde tüm ödeneklerin sadece yarısının geldiği ve böylelikle işçilere ödeme yapılamadığı ifade edilmektedir.
Bu bağlamda;
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, kamyon şoförleri ve Nakliyeci esnafının sorunlarını Meclis’e taşıdı. Bozkurt, taşıma yetki belgeleri yüzünden haksız rekabet yaşayan esnafın sıkıntılarının çözümü için önerge verdi.
Bozkurt Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin’in yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede , özellikle C2 belgesine sahip uluslararası firmaların bu belgeyi çıkış amacına uygun olmayan şekilde kullanması sebebiyle K1 belgesine sahip esnafın yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.
Önergesinde ayrıca, K1 belgelerinin yüksek fiyatla satılıyor olmasının ve belgenin devrinin mümkün olmamasına dikkat çeken Bozkurt, K belgelerinin satışının tamamen iptalinin ya da cüzi bir meblağ karşılığında verilmesinin mümkün olup olmadığını, belgelerin başka birine devrine ya da satışına imkan veren bir düzenleme yapılmasına yönelik bir çalışma yapılıp yapılmadığını sorarak, K belgelerinin kaldırılıp yerine “plaka tahdidi” uygulaması getirilmesi önerisinde bulundu.
K tipi belgelerin K1, K2, K3 şeklinde ayrılmasının da mağduriyet yarattığını ifade eden CHP’li Bozkurt, K türü belgeleri tek ürün altında toplamaya yönelik bir çalışma yapılmasının düşünülüp düşünülmediğini sordu.
C2 belgesine sahip uluslararası firmaların bu belgeyi çıkış amacına uygun olmayan şekilde kullanıldığına da dikkat çeken Bozkurt, “Bu firmaların K1 belgesi alamamış yük taşıması yasak olan Kamyon, Damperli Kamyon, Kasalı Tırlar ve firmalarla aylık kiralama sözleşmesi yaparak haksız rekabete yol açtığı dile getirilmektedir. Ortaya çıkan bu mağduriyetin giderilmesi için yasal bir düzenleme getirilmesi düşünülmekte midir?” sorusunu yöneltti.
CHP Konya Milletvekili Bozkurt, önergesinde ayrıca şu sorulara yer verdi:
– Ticari amaçla uluslararası eşya taşımacılığı yapma yetkisi olan C belgeli gerçek ve tüzel kişilerin yurt içinde de faaliyet göstermesi, K1 belgeli kişi ve firmaları mağdur etmektedir. C2 taşıma belgesi olan araç sahiplerinin, yurt dışından ucuz akaryakıt alarak yurt içinde eşya taşıması, K1 belgeli kamyoncu esnafını rekabet edemez hale getirmiştir. C2 yetki belgeli araçlar yüksek kapasiteye sahip olduğu için 4-5 kamyonun taşıyabileceği yükü tek seferde taşıyarak diğer esnafın esnafının iş yapma olasılığını düşürmektedir. Bu sebeple C2 belgelerinin yetki alanının sınırlandırılması düşünülmekte midir?
– R1 yetki belgesine sahip olmak için en az birer adet üst düzey yönetici ve orta düzey yöneticinin mesleki yeterlilik belgesine sahip olmaları veya bu nitelikleri haiz kişi veya kişileri istihdam etmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra R1 yetki belgesi sahipleri, eşya taşımalarında teslim alma noktası ile teslim etme noktası arasında makul bir taşıma ve teslimat süresi taahhüdünde bulunmak ve taahhüt ettikleri süre içinde eşyayı yerine ve alıcısına ulaştırmakla yükümlüdürler. İlaveten R1 yetki belgesine sahip olmak için başvuruda bulunanlarda oda ve vergi kaydı, en az 150.000 Türk Lirası sermaye ve bu işe elverişli bağımsız bir büronun kullanım hakkına sahip olma şartları istenmektedir. Belgenin fiyatı da 300 Bin TL civarındadır. Ne var ki, bu belgeye sahip olmak için yukarıda sayılı ve başkaca şartı yerine getirecek yeterlilikte olma zorunluluğuna karşın sadece Selçuklu/Konya kamyon garajında bile faaliyet gösteren 250 nakliye firmasından 4’ünün belgesi vardır. Bu sorun sadece Konya’da değil, Adana, Mersin, İzmir, İstanbul gibi lojistik ve nakliye firmalarının ağırlıklı faaliyet gösterdiği illerde de aynıdır. Belge yetki alanındaki iş tanımını yapma ve fatura kesme hakkına sahip olan sadece R belgeli firmalar iken, belgesi dahi olmadan işlem yapan çok sayıda “merdiven altı” diye tabir edilen firma, haksız rekabete yol açmaktadır. Konuyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı’na çok sayıda şikayet ve mağduriyet başvurusu yapılmasına rağmen, yetkililerden bugüne değin olumlu bir yanıt alınmadığı bilgisi de ayrıca tarafıma iletilmiştir. Bakanlığın bu başvuruları değerlendirmemesinin ve gereğini yapmamasının gerekçesi nedir? Denetim mekanizmasının düzgün işlemediği iddiaları doğru mudur? Yukarıda bahsi geçen mağduriyetlerin giderilmesi için ne yapılması planlanmaktadır? Bugüne değin Türkiye genelinde R belgesine sahip olmadıkları halde, belge yetki alanındaki faaliyetleri yürüten kaç firmaya ceza kesilmiştir?
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt Konya, Karayollarında çalışan taşeron işçiler maaşlarını alamadıklarını dile getirdiklerini belirterek, Bölge Müdürlüğü ve Bakanlık yetkilileri ile yapılan görüşmelerde gerekçe olarak “ödenek yokluğu” gösterildi. Sıkıntının sadece Konya’ya özgü olmadığını, ülke genelinde de yaşandığını ifade ettiler. Anlaşıldığı kadarıyla Devlette para yok; durum vahim…
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, TBMM’nin derhal toplanması gerektiğini vurgulayarak, “AKP’siz bir koalisyon ile ülkenin kaderine el konulmalıdır” dedi.
Ülkenin kan gölüne döndüğünü ifade eden Bozkurt, “Emniyet teşkilatı, istihbarat örgütleri ve ordu tarumar edilmiştir. Mezhep temelli dış politika çökmüş, terör örgütleri ülkede cirit atar hale gelmiştir. 3 milyona yakın Suriyeli mülteci, yurdun dört bir yanına yayılmıştır. Tehlike çanları çalan ekonomimiz, olası bir krize gebedir” dedi.
Bozkurt, “Anayasa’yı tanımayan, açık açık ‘Ben darbe yaptım, siz de TBMM’de oturun anayasanızı yazın’ diyebilen, kendini milli iradenin ve temsil edildiği TBMM’nin üzerinde gören, söylediklerinin ne anlama geldiğini fark etmekte ciddi güçlük çeken bir Cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız” diye konuştu.
7 Haziran’da Cumhurbaşkanına “Başkan” olabileceği oyu vermemiş insanları ülkede kaostan sorumlu tutmanın anlaşılabilir olmadığını kaydeden Bozkurt, şöyle devam etti:
“Sorunun hukuk içinde, demokratik yol ve yöntemlerle ama mutlaka ve derhal çözülmesi gerekmektedir. Görev elbette ve kesinlikle TBMM’de, halkın % 60 oy verdiği 3 partinin omuzlarındadır. Gün, parti ve oy hesaplarını aşma, tarihi sorumluluk ve görev bilinciyle davranma basiretini gösterme günüdür. Demokrasimiz büyük tehlike altındayken ve yarın çok geç olmadan
TBMM derhal toplanmalı ve AKP’siz bir koalisyon ile ülkenin kaderine el konulmalıdır”
Konuyla ilgili araştırma önergesi veren Bozkurt, 2014 Kamu Personeli Seçme Sınavına girmiş 1.128.032 lisans, 779.314 ön lisans ve 1.683.696 ortaöğretim mezunu olmak üzere 3,5 Milyon memur adayına, Kasım 2014/2 atamasında 5067 kadro verildiğini hatırlatarak, aynı şekilde Haziran 2015/1 atamalarında verilen 9600’ü sağlık personeli olmak üzere 13 Bin 213 kadronun, atanmayı bekleyen memur adayları için hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.
Birçok kamu kurumunun merkezi atamadan çıkartılmış olmasının da mağduriyetleri iki katına çıkardığını belirten Bozkurt, memur adaylarının dile getirdiği öncelikli taleplerden birinin merkezi atamadan çıkan kurumların sisteme geri dönmesi olduğuna dikkat çekti.
Yıllarca okuyup, büyük maddi ve manevi emeklerle KPSS’ye hazırlanan adayların bir diğer önemli sorununun da, kamu personeli alımında uygulanan mülakat sistemi olduğunu, pek çok kişinin KPSS neticesinde yüksek puan aldıkları halde merkezi atama yerine, mülakata tabi tutulduklarını ve bu durumun haksız rekabete ve şaibeye yol açtığını dile getiren CHP Konya Milletvekili Bozkurt, memur adaylarının mülakat sisteminin kısıtlı birkaç kadro dışında tamamen kaldırılmasının başlıca talepleri arasında yer aldığını belirti.
Önergesinde “KPSS’ye girmiş lisans ve ön lisans mezunlarının karşılaştığı bir diğer sorun, mezun oldukları bölümler ile ilgili Devlette ihtiyacı karşılayacak kadro bulunmamasından kaynaklanmaktadır.
Üniversitelere açılan fakülte ve yüksekokulların kamu istihdam ve ihtiyaç kapasitesi göz önünde bulundurularak açılmasına ilişkin bir çalışmanın yürütülmemesi, atama bekleyen memur adayı sayısının bu denli çok olmasının başlıca sebeplerinden biridir. İstihdam alanının sadece kamu olmadığı bilinmesine rağmen, bazı adayların mezun oldukları bölüm itibariyle özel sektörde iş bulma olanağının düşük olduğu dikkate alındığında, basit deyişiyle arz talep dengesinin titizlikle incelenmesi ve fakülte bölümlerine yeni bir düzen getirilmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer veren Bozkurt, memur adaylarının bugüne dek pek çok kez farklı platformlarda sesini duyurmaya çalıştığını, sorunlarını içeren mektupları başta Cumhurbaşkanı olmak üzere ülke yöneticilerine ilettiklerini ancak taleplerinin karşılık bulmadığını söyledi.
Sayıları 3,5 milyonu bulan memur adaylarının tamamı için kadro açılmasını beklemek mümkün olmamakla birlikte, ilerleyen süreçte kamu atamalarında yüksek sayıda kadro açmanın her yıl katlanarak artan yığılmanın önlenmesi açısından önem teşkil ettiğini belirten CHP’li Bozkurt, araştırma önergesinde ayrıca şu ifadelere yer verdi:
“Atamaların önündeki bir diğer sorun taşeron istihdamıdır. Eğitimini aldıkları alanda çalışmak memur adaylarının en doğal hakkı iken, ilgili birimlerde taşeron eliyle istihdam yaratmak, kadro bekleyen memur adaylarının hem hakkını gasp etmekte hem de kamu hizmetlerinde niteliğin azalmasına yol açmaktadır.”
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, aileleri ile birlikte yaklaşık 10 milyon kişiyi ilgilendiren kadro sorununun çözümü Meclis araştırması açılmasını istedi.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Sosyoloji, hızla küreselleşen dünyada içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli mesleklerinden biri olarak karşımıza çıkmakta, mesleğe ve icracılarına yönelik talep her geçen gün artmaktadır. Ne var ki sosyologlar, ülkemizde büyük bir istihdam sorunu ile karşı karşıyadır. Toplum genelinde, şiddet(özellikle kadına şiddet), taciz, tecavüz ve cinayet gibi psiko-sosyal olayların sayısında her geçen gün artış olmasına karşın, sosyolog istihdamının yok denecek kadar az olması son derece düşündürücüdür.
Bu bağlamda;
1)Toplum genelinde şiddet vakalarında, adli olaylarda, uyuşturucu kullanımı gibi sosyal problemlerde artış olduğu Devletin resmi kurumlarınca da rapor ve istatistiklerle ifade edilmesine rağmen, görevleri toplumda var olan problemlerin nedenlerini anlamak ve çözümlemeye çalışmak olan sosyologlara bu denli az kadro verilmesinin gerekçesi nedir?
2) Sosyologlar görev tanımları itibariyle Devletin hemen her kademesinde çalışması gereken kişilerdir. Atanabilecekleri başlıca kamu kurum ve kuruluşları arasında Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bulunmaktadır. Ayrıca diğer kurum ve kuruluşlar da Sosyolog olarak bünyesine kadrolu ya da sözleşmeli olarak personel istihdam edebilmektedir. Ne var ki, bahsi geçen bakanlıkların bünyesinde son 3 yılda neredeyse hiç sosyolog alımı yapılmadığı gözlenmektedir. Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarda sosyolog kadrosu açılmamasının gerekçesi nedir?
3) Erken evliliklerin arttığı, uyuşturucu kullanım ve suç işleme yaşının ilkokul seviyesine kadar düştüğü, çocuk taciz ve tecavüzlerinin artış gösterdiği resmi kurum, kuruluşlar tarafından da belirtilmektedir. Böylesi ciddi bir tablo karşısında her okula bir kadrolu sosyolog atanması düşünülmekte midir?
3) Son merkezi atamada sosyologlara sadece 10 kadro ayrılmasının gerekçesi nedir? Sosyolojinin her alandaki önemi ışığında bu kadro sayısının arttırılması, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında da sosyologlar için kadro ihdas edilmesi planlanmakta mıdır?
4) Sosyologların ne kadarının kendi alanlarında çalıştığına dair bir araştırma yapılmış mıdır; yapılması planlanmakta mıdır ya da yapılması için ilgili birimlerle irtibata geçilmesi düşünülmekte midir?
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt Akşehir adıyla bir il kurulması hakkında kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Akşehir adıyla Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
GENEL GEREKÇE
Anayasa’nın Merkezi İdarenin kuruluş şartlarını düzenleyen 126. Maddesi “Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır” diye hükmeder. Bu hükmün işlerliğini sağlayan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun birinci ve ikinci maddeleri hükmü 1982 Anayasası’na benzer düzenleme ile mülki idarelerin kuruluş esas ve usullerini ifade eder.
Tarih boyunca hep önemli bir yerleşim, ticaret, kültür merkezi olmuş, Bizanslılara, Romalılara, Friglere, Lidyalılara ev sahipliği yapmış Akşehir, Konya İli’ne bağlı bir ilçedir. 1442 km²’lik yüz ölçümü ile Konya’nın merkez ilçeleri dışında kalan ilçeler arasında en büyük ikinci ilçe olma özelliğini taşımaktadır.
Büyük Taaruz’un planlarının yapıldığı yer ve Kurtuluş Savaşı’nda Batı Cephesi Karargah Merkezi olması dolayısıyla Cumhuriyet tarihinde de önemli bir yer sahip olan Akşehir, Konya’ya 135 km uzaklıkta olup, 100 bine yakın nüfus potansiyeline sahiptir. Sadece nüfus itibariyle değil sanayi altyapısı, kültürel değerleri, turistik merkezleri, doğası ve tarımsal faaliyetleri ile de ön plana çıkan Akşehir, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte il olma mücadelesi vermiş, vermeye de devam etmektedir.
30 Mart 2014 Yerel Seçimleri sonrası köyler ve beldelerin mahalle statüsüne geçmesi ile bünyesinde barındırdığı mahalle sayısı 55′ e ulaşan Akşehir, Başta Nasreddin Hoca olmak üzere; Türk kültürünün kilometre taşı sayılan pek çok değere, Türk-İslam sanatı örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu özelliği ile turizm yönünden cazibe merkezi olma özelliğini taşıyan ilçe, sadece kendi bünyesine değil çevre il ve ilçelere değer katan ekonomisiyle de önem arz etmektedir.
Akşehir’in patentli kirazı en önemli ihraç ürünü olarak ön plana çıkarken, vişne, çilek gibi ürünlerinin de dünya standartlarının üzerindeki kalitesi dikkat çekmektedir. Pancar ve haşhaş üretimi, tarımsal alandaki faaliyetleri arasında önemli yer teşkil eden ilçenin sanayi sektöründe de son yıllardaki atılımları göze çarpmaktadır. Otomotiv sanayinde, gıda sektöründe önemli fabrikalara sahip olan Akşehir, il olduğu ve dolayısıyla teşvik aldığı takdirde, daha çok yatırıma sahip olacak, çevre ekonomisine de katkısı artacaktır.
Akşehir’in il olması Konya’nın üzerindeki yükün azalmasına vesile olacağı gibi hizmet aktarımı çift yönlü olarak daha verimli bir hale gelecektir. Bünyesinde bir üniversite barındırmasıyla fakültelere kaydolacak binlerce öğrenci, Akşehir’in ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimine çok büyük katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde resmi kurum ve kuruluşların varlığı önemli büyüklükte istihdam sahası yaratacak, bürokratik işlemler açısından hem Konya’nın yükü azalacak hem de Akşehir halkı kilometrelerce yolu gitmek zorunda kalmayacaktır.
Coğrafi konumu, demografisi, kültürel birikimi ve ekonomik potansiyeli yönlerinden sıraladığımız tüm bu gerekçelerle Konya İli’ne bağlı Akşehir İlçesi’nin, “Akşehir” adıyla yeni bir il olarak kurulması öngörülmektedir. Ekli listelerde gösterilen ilçeler, Akşehir etrafında coğrafi, ekonomik ve kültürel bütünlük arz etmektedir.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Konya İli’ne bağlı Akşehir İlçesi’nin İl yapılması düzenlenmekte, bu ile bağlanacak ilçe ve köyler, ekli (1) sayılı listede gösterilmektedir.
GEÇİCİ MADDE 1- Merkezi İdare tarafından oluşturulacak kadroların, 60 günlük süre içinde oluşturulması, bu süre içinde çıkabilecek ihtilafların halihazır bağlılık durumuna göre sonuçlandırılacağı öngörülmektedir.
GEÇİCİ MADDE 2- Yeni kurulan İl’de İl Genel Meclisi’nin oluşumu düzenlenmektedir.
GEÇİCİ MADDE 3- Yeni kurulan İl sınırları içindeki İl Özel İdaresi personelinin özlük hakları ile alacak ve borçları düzenlemektedir.
MADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
AKŞEHİR ADIYLA BİR İL KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1 – Konya İline bağlı Akşehir İlçe Merkezi merkez olmak ve ekli (1) sayılı listede adları yazılı ilçe, bucak, kasaba ve köyler bağlanmak üzere Akşehir adıyla bir il kurulmuştur.
GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunla kurulan ilde merkezi idare tarafından oluşturulacak teşkilatla ilgili her türlü atama işlemleri bu Kanunun yürürlüğe girişinden itibaren geçecek 60 günlük süre içinde tamamlanır.
Bu süre içinde yeni kurulan il ve ile bağlanan ilçelerde merkezi ve mahalli idarelere ait her türlü iş ve işlemler halihazırda bağlılık durumuna göre yürütülür.
GEÇİCİ MADDE 2- Bu kanunla kurulan İlin il genel meclisi, merkez ilçe ile bu ile bağlanan ilçelerin hâlihazır il genel meclis üyelerinden teşekkül eder. İl genel meclisi valinin davetiyle toplanır, organlarını seçer ve bütçesini yapar.
GEÇİCİ MADDE 3- Bu kanunla kurulan İl’e bağlanan ilçelerdeki il özel idaresinin bütün nakit, varidat, tahakkuk, tahsilat, bakaya, muamele ve hesapları, menkul ve gayrimenkulleri, hak, alacak ve borçları ve bunlarla ilgili defter, dosya ve evrak, Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 90 ıncı günden itibaren bu ilçelerin bağlandığı İl Özel İdaresine geçer ve bu tarihi takip eden 10 günlük süre içinde devir ve teslimi yapılır.
Gayrimenkullerin tapu kayıtları harçsız olarak yeni kurulan İlin özel idaresi adına tashih ve tescil edilir.
Özel idare kadrolarında bulunup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görev yapan memur ve sözleşmeli personel, kadroları ve her türlü hak ve alacakları ile birlikte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu ilçelerin bağlandığı İl Özel İdaresine devredilmiş sayılır.
Bu personelin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 90 günlük süre içindeki maaş ve ücretleri ile her türlü hak ve alacakları halen bağlı bulundukları İl Özel İdaresince karşılanır. 90 günlük sürenin bitiminin maaş ve ücret ödeme tarihine denk gelmemesi halinde bu süre peşin ödenmiş olan en son maaş ve ücretin ait olduğu zaman sonuna kadar uzatılmış sayılır. Bu ödemeyi yapmış olan İl Özel İdaresince herhangi bir iade talebinde bulunulamaz.
Bu Kanunla kurulan İlin Özel İdare bütçesinin yürürlüğe girmesine kadar geçen süre içinde bu İl`e bağlanan ilçelerdeki özel idarelere ait personelin özlük haklarına ilişkin her türlü ödemelerin mahsubu bilahare yapılmak üzere, halen bağlı bulundukları İl Özel İdaresince karşılanmasına devam olunur.
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
EK (1)
AKŞEHİR İLİ’NE BAĞLANAN BİRİMLER
| Sıra No | Birim Adı | İlçesi | Bucağı |
| 1 | MERKEZ | MERKEZ | MERKEZ |
| 2 | ALTUNTAŞ (B) | “ | “ |
| 3 | ADSIZ (B) | “ | “ |
| 4 | ATAKENT (B) | “ | “ |
| 5 | ÇAKILLAR (B) | “ | “ |
| 6 | DOĞRUGÖZ (B) | “ | “ |
| 7 | REİS (B) | “ | “ |
| 8 | YAZLA (B) | “ | “ |
| 9 | GÖLÇAYIR (B) | “ | “ |
| 10 | ENGİLİ (B) | “ | “ |
| 11 | ORTAKÖY (B) | “ | “ |
| 12 | KARAHÜYÜK (B) | “ | “ |
| 13 | ALANYURT | “ | “ |
| 14 | BOZLAĞAN | “ | “ |
| 15 | CANKURTARAN | “ | “ |
| 16 | ÇAMLI | “ | “ |
| 17 | ÇİMENDERE | “ | “ |
| 18 | DEĞİRMEN | “ | “ |
| 19 | GEDİL | “ | “ |
| 20 | GÖZPINARI | “ | “ |
| 21 | ILICAK | “ | “ |
| 22 | KARABULUT | “ | “ |
| 23 | ORTACA | “ | “ |
| 24 | SARAY | “ | “ |
| 25 | SAVAŞ | “ | “ |
| 26 | SORKUN | “ | “ |
| 27 | SÖĞÜTLÜ | “ | “ |
| 28 | ULUPINAR | “ | “ |
| 29 | ÜÇHÜYÜK | “ | “ |
| 30 | TEKKE | “ | “ |
| 31 | TİPİ | “ | “ |
| 32 | YAŞARLAR | “ | “ |
| 33 | YAYLABELEN | “ | “ |
| 34 | YENİKÖY | “ | “ |
| 35 | YEŞİLKÖY | “ | “ |
ÇELTİK İLÇESİNE BAĞLANAN BİRİMLER
| Sıra No | Birim Adı | İlçesi | Bucağı |
| 1 | MERKEZ | ÇELTİK | MERKEZ |
| 2 | ADAKASIM | “ | “ |
| 3 | BÜYÜKHASAN | “ | “ |
| 4 | DOĞANYURT | “ | “ |
| 5 | GÖKPINAR (B) | “ | “ |
| 6 | İSHAKUŞAĞI | “ | “ |
| 7 | KAŞÖREN | “ | “ |
| 8 | KÜÇÜKHASAN (B) | “ | “ |
| 9 | TORUNLAR | “ | “ |
| 10 | YUKARIALİÇOMAK | “ | “ |
YUNAK İLÇESİNE BAĞLANAN BİRİMLER
| Sıra No | Birim Adı | İlçesi | Bucağı |
| 1 | MERKEZ | YUNAK | MERKEZ |
| 2 | KOÇYAZI (B) | “ | “ |
| 3 | KUZÖREN (B) | “ | “ |
| 4 | PİRİBEYLİ (B) | “ | “ |
| 5 | SARAY (B) | “ | “ |
| 6 | SÜLÜKLÜ (B) | “ | “ |
| 7 | TURGUT (B) | “ | “ |
| 8 | ALTINÖZ | “ | “ |
| 9 | AYRITEPE | “ | “ |
| 10 | BÖĞRÜDELİK | “ | “ |
| 11 | CEBRAİL | “ | “ |
| 12 | HACIFAKILI | “ | “ |
| 13 | İMAMOĞLU | “ | “ |
| 14 | KARAYAYLA | “ | “ |
| 15 | KARGALI | “ | “ |
| 16 | KURTUŞAĞI | “ | “ |
| 17 | MEŞELİK | “ | “ |
| 18 | ODABAŞI | “ | “ |
| 19 | SERTLER | “ | “ |
| 20 | SIRAM | “ | “ |
| 21 | YEŞİLYAYLA | “ | “ |
| 22 | BEŞIŞIKLI | “ | “ |
| 23 | ÇABIRBAŞI | “ | “ |
| 24 | HACIÖMEROĞLU | “ | “ |
| 25 | HATIRLI | “ | “ |
| 26 | ORTAKIŞLA | “ | “ |
| 27 | ÖZYAYLA | “ | “ |
| 28 | SEVİNÇ | “ | “ |
| 29 | SİNANLI | “ | “ |
| 30 | EĞRİKUYU | “ | “ |
| 31 | HARUNLAR | “ | “ |
| 32 | HURSUNLU | “ | “ |
| 33 | KILLAR | “ | “ |
| 34 | KUYUBAŞI | “ | “ |
| 35 | YAVAŞLI | “ | “ |
| 36 | YEŞİLOBA | “ | “ |
| 37 | YIĞAR | “ | “ |
TUZLUKÇU İLÇESİNE BAĞLANAN BİRİMLER
| Sıra No | Birim Adı | İlçesi | Bucağı |
| 1 | MERKEZ | TUZLUKÇU | MERKEZ |
| 2 | ÇÖĞÜRLÜ | “ | “ |
| 3 | ERDOĞDU | “ | “ |
| 4 | GÜRSU | “ | “ |
| 5 | KONARI | “ | “ |
| 6 | KORAŞI | “ | “ |
| 7 | KÖKLÜCE | “ | “ |
| 8 | KUNDULLU | “ | “ |
| 9 | MEVLÜTLÜ | “ | “ |
| 10 | SUBATAN | “ | “ |
| 11 | TURSUNLU | “ | “ |
DOĞANHİSAR İLÇESİNE BAĞLANAN BİRİMLER
| Sıra No | Birim Adı | İlçesi | Bucağı |
| 1 | MERKEZ | DOĞANHİSAR | MERKEZ |
| 2 | AYASLAR (B) | “ | “ |
| 3 | BAŞKÖY (B) | “ | “ |
| 4 | ÇINAROBA (B) | “ | “ |
| 5 | DEŞTİĞİN (B) | “ | “ |
| 6 | KARAAĞA (B) | “ | “ |
| 7 | KOÇAŞ (B) | “ | “ |
| 8 | KONAKKALE (B) | “ | “ |
| 9 | YENİCE (B) | “ | “ |
| 10 | FURUNLU | “ | “ |
| 11 | GÜVENDİK | “ | “ |
| 12 | İLYASLAR | “ | “ |
| 13 | KEMER | “ | “ |
| 14 | TEKKE | “ | “ |
| 15 | UNCULAR | “ | “ |
| 16 | YAZIR | “ | “ |
| 17 | YAZLICA | “ | “ |
Sosyolojinin, hızla küreselleşen dünyada içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli mesleklerinden biri olduğunu, mesleğe ve icracılarına yönelik talebin her geçen gün arttığını dile getiren Bozkurt, ülkemizde şiddet (özellikle kadına şiddet), taciz, tecavüz ve cinayet gibi psiko-sosyal olayların sayısında her geçen gün artış olmasına karşın, sosyolog istihdamının yok denecek kadar az olması son derece düşündürücü olduğunu dile getirdi.
Sosyologların büyük bir istihdam sorunu ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Bozkurt, toplum genelindeki şiddet vakalarında, adli olaylarda, uyuşturucu kullanımı gibi sosyal problemlerde artış olduğu Devletin resmi kurumlarınca da rapor ve istatistiklerle ifade edilmesine rağmen, görevleri toplumda var olan problemlerin nedenlerini anlamak ve çözümlemeye çalışmak olan sosyologlara bu denli az kadro verilmesinin gerekçesini sordu.
“Sosyologlar görev tanımları itibariyle Devletin hemen her kademesinde çalışması gereken kişilerdir. Atanabilecekleri başlıca kamu kurum ve kuruluşları arasında Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bulunmaktadır. Ayrıca diğer kurum ve kuruluşlar da Sosyolog olarak bünyesine kadrolu ya da sözleşmeli olarak personel istihdam edebilmektedir.” diyen CHP’li Bozkurt, bahsi geçen bakanlıkların bünyesinde son 3 yılda neredeyse hiç sosyolog alımı yapılmadığını, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarda sosyolog kadrosu açılmamasının nedenini sordu.
Toplum genelinde erken evliliklerin arttığına, uyuşturucu kullanım ve suç işleme yaşının ilkokul seviyesine kadar düştüğüne, çocuk taciz ve tecavüzlerinin artış gösterdiğine dikkat çeken CHP Konya Milletvekili Bozkurt, “ Her okula bir kadrolu sosyolog atanması düşünülmekte midir?” diye sordu.
Bozkurt, ayrıca şu soruları yöneltti:
– Son merkezi atamada sosyologlara sadece 10 kadro ayrılmasının gerekçesi nedir? Sosyolojinin her alandaki önemi ışığında bu kadro sayısının arttırılması, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında da sosyologlar için kadro ihdas edilmesi planlanmakta mıdır?
– Sosyologların ne kadarının kendi alanlarında çalıştığına dair bir araştırma yapılmış mıdır; yapılması planlanmakta mıdır ya da yapılması için ilgili birimlerle irtibata geçilmesi düşünülmekte midir?