CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt 15 Ocak Cuma günü saat:14.15’de Kanal B televizyonunda gündemin içinden programına katılacaktır
Kategori arşivi: Anasayfa
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Ulusal Kanal’da Haber Artı Programına Katıldı
Cumhurbaşkanı Hükumetten rol çalmaktadır
Dönem: 26 Yasama Tarih: 14.1.2016
MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı sürekli Hükûmetten rol çalmakta. 24 Kasım günü düşürülen Rus uçağı üzerine hemen sabahın köründe “Bir Rus uçağını düşürdük.” açıklamasıyla ülkemizi zor durumda bıraktı. Son olarak, Başhika’da bir IŞİD saldırısında 18 IŞİD militanının öldürüldüğü yolundaki söylemi Iraklı yetkililerce reddedildi, yalanlandı.
Ben, değerli Hükûmetimizi, Sayın Cumhurbaşkanımızın anayasal sınırlar içinde, yetkisini aşmadan ve Hükûmetten rol çalmadan görevine devam etmesi konusunda tedbir almaya çağırıyor, saygılar sunuyorum.
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt 14 Ocak Perşembe Saat:20.00’da Ulusal Kanal’da Gündemi Değerlendirecek
Diyanet’in skandal ‘baba-kız’ fetvası Meclis gündeminde
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı
Gazetecilik, zamanı, mekanı, mesaisi olmayan, onu icra edinen kişinin kimi zaman en ağır şartlar içinde olduğu ve hatta kendini dahi unuttuğu, dünyanın en zor mesleklerinden biridir; hele ki, baskının ve korkunun egemen kılınmaya çalışıldığı bizim gibi ülkelerde çok daha zor.
İşte bu sebeple 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, artık kutlama mesajlarının yayınlandığı gün olmaktan çıkmış, basın emekçilerimizin her geçen gün artan sorunlarının gölgesinde bırakılmıştır. Nitekim, kalemlerini satmayarak halkı salt gerçeklerle buluşturdukları için hapishanelere konan, tartaklanan, tehdit edilen gazetecilerin varlığı sebebiyle, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde de alt sıralarda bulunan ülkemizde, demokrasinin varlığının en önemli unsurlarından biri olan özgür basın için yılmadan mücadele etmek hepimizin görevidir. Zira; gazetecinin özgür olması demek, toplumun özgür olması demektir.
Bu düşüncelerle, gerçekleri yazmayı ilke edinmiş tüm vefakar basın emekçilerimizin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, özgür habercilik koşullarının sağlandığı ve özlük haklarının tesis edildiği yarınlar diliyorum.
Mustafa Hüsnü Bozkurt
Cumhuriyet Halk Partisi
Konya Milletvekili
MESLEK HASTALIKLARI HAKKINDA SORU ÖNERGESİ VERDİ
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Günümüzde bireylerde baş gösteren sağlık sorunlarının birçoğunun temelinde meslek hastalıkları yer almaktadır. Çalışanlar meslekleri gereği birçok sağlık riski ile karşılaşmakta hatta sağlık açısından yüksek riskli bazı iş kollarında koruyucu önlemler alınmaması, çalışanların sağlıklarını ve hatta hayatlarını kaybetmelerine sebep olmaktadır. Türkiye’de ise, çalışma sürelerinin uzunluğu, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlığı göz önüne alındığında, her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında çalışan, meslek hastalığına yakalanmaktadır. Üstelik bu hastalıkların çoğunun, tanı sistemlerinin ve denetimlerin yetersiz olması sebebiyle mesleksel olduğu kanıtlanamamakta ve resmi olarak kayıt altına alınamamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın meslek hastalıkları tıbbi kayıt sistemi olmaması gibi ülke genelinde sadece Ankara, İstanbul ve Zonguldak’ta olmak üzere 3 adet meslek hastalıkları hastanesi bulunması da sağlıklı ve kesin bilgiye ulaşmak hususunda eksiklik arz etmektedir.
Bu bağlamda;
- Son 10 yıl itibariyle meslek hastalığı sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısı kaçtır; bu ölümlerin meslek gruplarına ve hastalık tanılarına göre dağılımı nedir?
- Son 10 yıl itibariyle meslek hastalığı tanısı konan ve bu sebeple tedavi görmüş veya halihazırda tedavi gören hasta sayısı kaçtır; meslek gruplarına ve hastalık tanılarına göre dağılımı nedir?
- Son 10 yıl itibariyle Ankara, İstanbul ve Zonguldak’taki meslek hastalıkları hastanelerine başvuranların sayısı kaçtır? Mevcut hastaneler meslek hastalıklarına yakalananların tedavisini karşılamakta yeterli midir; başka kentlerde de meslek hastalıkları hastanelerinin açılması planlanmakta mıdır?
- Meslek hastalıklarının takibi için Bakanlık bünyesinde tıbbi kayıt sistemi oluşturulması planlanmakta mıdır?
MESLEK HASTALIKLARI HAKKINDA ARAŞTIRMA ÖNERGESİ
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Meslek Hastalıklarının Araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Araştırma Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Anayasa`mızın 56. Maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir ve devletimiz herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemekle yükümlüdür.
Günümüzde bireylerde baş gösteren sağlık sorunlarının birçoğunun temelinde meslek hastalıkları yer almaktadır. Çalışanlar meslekleri gereği birçok sağlık riski ile karşılaşmakta hatta sağlık açısından yüksek riskli bazı iş kollarında koruyucu önlemler alınmaması, çalışanların sağlıklarını ve hatta hayatlarını kaybetmelerine sebep olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmada işveren başta olmak üzere çalışanların, iş yeri hekimlerinin, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının ve elbette devletin sorumlulukları vardır.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünya genelinde meslek hastalıklarına bağlı ölümler, iş cinayetlerine bağlı ölümlerin yaklaşık 5 ila 6 katı düzeyinde olup, her yıl 1 milyon 950 bin kişi meslek hastalıklarına bağlı rahatsızlıktan dolayı yaşamını yitirmektedir. Türkiye’de ise, çalışma sürelerinin uzunluğu, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlığı göz önüne alındığında, her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında çalışan meslek hastalığına yakalanmaktadır. Üstelik bu hastalıkların çoğunun, tanı sistemlerinin ve denetimlerin yetersiz olması sebebiyle mesleksel olduğu kanıtlanamamakta ve resmi olarak kayıt altına alınamamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın meslek hastalıkları tıbbi kayıt sistemi olmaması gibi ülke genelinde sadece Ankara, İstanbul ve Zonguldak’ta olmak üzere 3 adet meslek hastalıkları hastanesi bulunması da sağlıklı ve kesin bilgiye ulaşmak hususunda eksiklik arz etmektedir.
Oysa meslek hastalıkları kontrol yöntemleri doğru şekilde uygulandığında ve işyerinde gerekli önlemler alındığında önüne geçilebilir hastalıklardır. Geçtiğimiz yıllarda kamuoyunun da yakinen tanık olduğu üzere, tedavisi olmayan ama önlenebilen bir hastalık olan silikozis yüzünden kot taşlama işçileri, yaşamlarını yitirmiştir. Her ne kadar kot taşlama işçileri kadar gündemde yerini almasalar da diş protez teknikerleri, seramik, maden, karayolu, tersane ve inşaat işçileri de slikozis ve berilyozis başta olmak üzere akciğer hastalıklarına, cilt, göz işitme hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıklarına yakalanmakta ve bu nedenle yaşamlarını yitirmektedir.
Meslek hastalıklarının önlenebilir hastalıklar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu hastalıkları oluşturan sebeplerin belirlenmesi, meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybedenlerin ve yaşamsal faaliyetlerini sürdüremeyenlerin tespiti, meslek hastalıkları hastanelerine olan ihtiyacın belirlenmesi ve gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Kabul Toplama Merkezleri Hakkında Soru Önergesi
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Soru Önergesi verdi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde görevlendirilen askerlerin birliklerine katılırken ya da birliklerinden ayrılırken geçici olarak bir araya getirildikleri ve daha sonra toplu olarak nakledildikleri askeri alanlara, Kabul Toplama Merkezi denmekte ve bu merkezler vasıtasıyla askerlerin gidecekleri yere daha güvenli bir şekilde ulaştırılması hedeflenmektedir. Ne var ki, merkezlerin birçoğunun lavabo ve tuvaletlerin pislikten kullanılmadığı, yataklar ve koğuşların dışkı koktuğu, askerlere banyo imkanı sağlanmadığı döşemelerin paramparça, tavanların ise delik olduğu, musluklardan su akmadığı vb şikayetler kamuoyuna yansımaktadır.
Bu bağlamda;
- Türkiye’de hangi illerde kaç tane Kabul Toplama Merkezi (KTM) bulunmaktadır?
- Bu KTM’ler ne sıklıkla bakım onarımdan geçirilmektedir?
- Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur; araştırılması düşünülmekte midir?
BEBEK ÖLÜMLERİNİN NEDENLERİ VE ÖNLENMESİ AMACIYLA ARAŞTIRMA ÖNERGESİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Bir yaşın altındaki bir çocuğun ölümü olarak tanımlanan bebek ölüm hızı, bir yılda canlı doğan 1000 bebekten kaçının öldüğünü göstermekle beraber aynı zamanda bir ülkenin veya bölgenin sağlık sisteminin seviyesini göstermektedir.
Annenin gebelikte, doğum sırasında ve sonrasında sağlık hizmetlerinden yararlanması bebek ölüm hızını etkileyen başlıca etkenler arasında yer almaktadır. Yapılan araştırmalar bebek ölümlerinin, %60’ının doğumdan sonraki 1 ay içerisinde görüldüğüne, kalan kısmının ise ilk 1 aydan sonra başlayan ve 1 yaşına kadar olan ölümler olduğuna işaret etmektedir. İlk 1 ay içerisinde görülen ölümler ağırlıklı olarak doğumsal anomalilere bağlı olduğu için 1 aydan 1 yaşına kadar olan ölümlere göre önlenebilmesi zordur. Ancak; bir aydan sonraki bebek ölümlerinin çevre ve bakım koşullarının düzeltilmesi sonucu önlenebilecek hastalıklara bağlı olduğu, uluslar arası otoritelerce de sayısız kez kanıtlanmıştır.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de bebek ölüm hızı 2014 yılında artmış, 2013’te binde 10,8 olan oran 2014’te binde 11,1’e yükselmiştir. Sayılar ile ifade edildiğinde, 2013 yılında 13 bin 993 olan bebek ölümü, 2014 yılında 14 bin 821’e çıkmıştır. Bebek ölüm hızının en yüksek olduğu il ise, binde 25.7 ile Kilis olurken, Kilis’i binde 17.9 ile Şanlıurfa, binde 17.7 ile Gaziantep ve binde 17.5 ile Şırnak izlemiştir.
Her ne kadar 2002 – 2013 yılları arasında bebek ölüm hızında düzenli bir düşüş sergilese de 2014 yılındaki artış ve Avrupa ülkelerinde bebek ölüm hızı ortalamasının binde 3 ila -4 arasında seyretmesi göz önüne alındığında, ölüm nedenlerinin doğru ve güvenilir bir şekilde belirlenmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Nitekim ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren birçok demografik gösterge arasında bebek ölüm hızları en önemli olanıdır.
Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte birinci basamak sağlık hizmetlerinin giderek tüm toplumu kapsayan, koruyucu, tedavi edici olmaktan uzaklaşarak performansa ve ekonomik çıkarlara yönelik bir sisteme dönüşmesi, konunun da uzmanlarının dikkat çektiği üzere bebek ölüm hızındaki artışın asli sebepleri arasında gösterilmektedir. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında açık farkla geride olduğumuz gerçeği ışığında özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi hususunda önemli adımlar atılması ve projeler geliştirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda bahsi geçen hususlar ışığında, bebek ölümlerinin nedenlerinin tespiti ve gereken önlemlerin alınması amacıyla, Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 104. Ve 105. Maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
Mustafa Hüsnü BOZKURT
Konya Milletvekili
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Yeni Yıl Mesajı Yayınladı
Yeni yıl, yeni umutlar, yeni beklentiler demektir.
Hepimiz, kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz ve elbette ülkemiz adına bu yıl da umut etmeye ve beklentilerimiz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.
Yine acılarımız, mutluluklarımız, gözyaşımız ve kahkahalarımız olacak.
Yine, yeni sınavlar verecek, bazısını başarıyla tamamlayıp, bazısında tökezleyeceğiz.
Hayat dediğimiz yolda yürürken yapmamız gereken en önemli şey, aklımızı, vicdanımızı ve inancımızı hiçbir koşulda elden bırakmamak. İşte ancak o zaman aklıselim bireyler olarak kendimize, çevremize ve yaşadığımız coğrafyaya değer katar, aydınlık günleri kucaklayabiliriz.
Ülke olarak bir daha asla yaşamamayı dilediğimiz günleri geride bırakırken, 2016’nın ulusal bütünlüğümüzü ve bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirecek barışı, özgürlüğü ve gerçek demokrasiyi getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutluyorum.
CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt Kanal B Televizyonunda Gündemi Değerlendirdi
CHP’den “Hekime Şiddet Araştırılsın” Önergesi
CHP Konya Milletvekili Bozkurt:Panplast’ta işçilerin sendikal örgütlenme nedeniyle işten çıkarıldığını ve işveren baskısına maruz kaldılar
TBMM (AA) – CHP Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt, Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren Panplast’ta işçilerin sendikal örgütlenme nedeniyle işten çıkarıldığını ve işveren baskısına maruz kaldığını söyledi.
Bozkurt, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya ve bazı milletvekilleri ile Panplast’ta işten çıkarılan bir grup işçiyle basın toplantısı düzenledi.
Türkiye’nin en büyük kooperatifi olan Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi (PANKOBİRLİK) ve Konya Şeker’in oluşturduğu Anadolu Birlik Holding’e bağlı ve bünyesinde 305 işçiyi istihdam eden Panplast’ta aylardır sendikal haklarını kullandıkları için işçilerin değişik bahanelerle işveren baskısına maruz kaldığını savunan Bozkurt, iki gün önce çıkarılan 11 kişi de dahil olmak üzere 87 işçinin iş akdinin feshedildiğini belirtti.
Anayasal hak olan sendikal örgütlenmenin emek sermaye ilişkisinde emeğin kendi hak ve çıkarları savunması için vazgeçilmez unsur olduğunu ifade eden Bozkurt, “PANKOBİRLİK de Konya Şeker de aslında pancar çiftçisinin kuruluşudur. Pancar çiftçisi gibi hayatını en zor kazanan tarım kesiminin örgütlü gücü PANKOBİRLİK ile Konya Şeker’in ortaklığında oluşan Anadolu Birlik Holding bünyesindeki Panplast’ta, bir yerde tarım emekçilerinin, işçilerinin iş akitlerini feshetmesi gibi çelişkili bir durum yaşıyoruz. Bir an önce işveren tarafından bu yoldan dönülmesi gerekiyor” diye konuştu.
Bozkurt, konuyu Meclis gündemine de taşıdıklarını, hem Araştırma Önergesi hem de soru önergesi verdiklerini ifade etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya da işçilerin sendikaya üye olduğu için çıkarıldıkları, bu durumun ülkede ilk kez yaşanmadığını belirterek, Anayasa’da ve yasalarda sendikal örgütlenme hakkının bulunmasına karşılık hayata geçemediğini söyledi. Türkiye’nin her yerinde hakkını aradığı için mücadele eden, kış koşullarında işten atılan işçilerin çadırlarda mücadelelerini sürdürdüklerini kaydeden Akkaya, “Bu Türkiye’nin acı gerçeklerinden biri. CHP olarak emek sömürüsüne karşıyız. Ülkenin neresinde olursa olsun emekçi kardeşlerimizin yanındayız. Verdiğimiz Araştırma Önergesi’ne diğer partiler de destek vermeli. Kimlerin sendikal örgütlenmeyi engellediğinin ortaya çıkarılması gerekiyor” dedi.
Petrol-İş Sendikası Ankara Şube Başkanı Şuayip Gül de 10 Ekim’den beri Panplast’ta örgütlenme çalışması sonucu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan çoğunluk tespitini aldıklarını belirterek, ancak işverenin bir gecede iş akdini feshedip işçileri başka iş koluna geçirdiğini söyledi. Gül, örgütlenen 243 işçiden 87’sinin iş akdinin feshedildiğini, halen 90 işçinin kaldığını, mücadeleye sonuna kadar sürdüreceklerini vurguladı.
http://www.bugun.com.tr/son-dakika/chp-konya-milletvekili-bozkurt-1976797.html
CHP, Dilek Doğan’ın vurulma anı görüntülerini TBMM’ye taşıdı

CHP Konya Milletvekili Husnu Bozkurt, Istanbul Sariyer’deki evinde polis kursunuyla vurulmasinin ardindan hayatini kaybeden Dilek Dogan’in kamuoyuna yansiyan goruntulerini Meclis gundemine tasidi.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, İstanbul Sarıyer’deki evinde polis kurşunuyla vurulmasının sonrasında yaşamını yitiren Dilek Doğan’ın kamuoyuna yansıyan görüntülerini Parlamento gündemine taşıdı.
Operasyona giden polislerin hangi eğitimlerden geçtiğini ve her eğitimin ne civarı sürdüğünü soran CHP’li Bozkurt, polislere operasyonlara gittikleri süre takınacakları tutum ile ilgili bununla birlikte bir eğitim verilip verilmediğini ssilahlı kuvvetler.
Bozkurt önergesinde bununla birlikte şu sualleri yöneltti: “Bu ve türünden operasyonlarda prosedür ne türlü işlemektedir? Hangi tehditler altında polisin tabanca doğrultma, tabancası tetikleme ve kelepçeleme yetkisi vardır? Sırasıyla hangi prosedür uygulanmaktadır? Aile bireylerinin üstlerinde tabanca bulunmadığı görüntülerde de sabit meydana geldiği göz önünde bulundurulduğunda, vurulan Dilek Doğan için ambulans çağırmak yerine , feryat eden aile bireylerini kelepçelemeye çalışmak normal midir? Ameliyata dahil olan polislerin psikiyatrik muayeneden geçirilmesi ve rehabilitasyona sevk edilmesi düşünülmekte midir?”











